DUYURULAR


VİDEO GALERİ

ENGELLİLERDE SAĞLIKLI BESLENME KURALLARI

 

BESLENME NEDİR?

 

Genel anlamda beslenme yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için besinlerin kullanılmasıdır. Bireyin, ailenin ve toplumun temel amacı sağlıklı ve üretken olmaktır.

Sağlıklı ve üretken olmak; bedenen, ruhen, aklen ve sosyal yönden iyi gelişmiş bir vücut yapısı ve bu yapının uzun süre bozulmadan işlemesidir. İnsan sağlığı beslenme, kalıtım, iklim, çevre koşullarının etkisindedir. İnsan sağlığına etkileri konusundaki çalışmalar beslenmenin, büyüme, gelişme, fizyolojik işlevlerin sürdürülmesi ve yaşam süresi kalitesini önemli ölçüde etkilediğini ortaya koymuştur. Beslenme ile ilgili araştırmanın ışığında sağlık için gerekli besinlerin bileşimindeki farklı kimyasal yapıda ve miktardaki besin öğelerini altı temel grupta toplayabiliriz.

  1. Proteinler

  2. Karbonhidratlar

  3. YaÄŸlar

  4. Vitaminler

  5. Madensel Maddeler

  6. Su

Bu besin öğelerinden herhangi birinin veya birkaçının yeterince sağlanamadığı durumlarda büyüme, gelişme ve sağlık durumunda bozulmalar olur. İnsan sağlığının gerektirdiği durumlarda beslenme düzeninde yapılan değişikliğe Diyet Tedavisi denilmektedir.

BESİN ÇEŞİTLERİ VÜCUTTA HANGİ GÖREVLERİ YAPAR?

Proteinler : Vücudun yapı taşıdırlar. Büyüme, gelişme ve yıpranan hücrelerin yenilenmesi için gereklidir. Ayrıca besin öğelerinin vücutta kullanılmasını düzenleyen ve denetleyen enzim ve hormonların yapısında bulunur.

Karbonhidrat : Vücudun enerji kaynağıdır. Ayrıca kanın PH’ ının korunması su ve elektrolit dengesi barsak faaliyetlerinin düzenli olması proteinlerin enerji için kullanılmasını önleyerek proteine olan gereksinimi azaltması ve vücutta çok önemli fizyolojik iÅŸlevleri olan besin öğeleridir.

Yağlar : Yağlar da enerji kaynağıdır. Bununla birlikte elzem yağ asitleri ve yağda eriyen vitaminlerin vücuda alınmasını sağlar. Vücut ısısının denetimine yardımcıdır. Organların etrafını çevirerek dış etkenlerden korur.

Vitaminler : Protein, karbonhidrat, yağ, nükleik asit ve fosfolipitlerin metabolizmasında, enzim çalışmasında, merkezi sinir sisteminin düzenli fonksiyon görmesinde, hücre ve dokuların onarımında, oksidatif hasarın önlenmesinde önemli işlevleri olan besin öğesidir.

Madensel Maddeler ve Mineraller : Minerallerin bazıları vücudun yapı taşıdır. Bazıları da vitaminlerle birlikte vücuda alınan besin öğelerinin yapım ve yıkımındaki kimyasal değişmelerde düzenleyici olarak görev alırlar.

Su : Besinlerin vücuda alınması sindirimin kolaylaştırılması, hücrelere taşınması ve metabolizma sonucu oluşan zararlı maddelerin vücuttan atılması, vücutta ısı denetiminin sağlanması için gereklidir.

SAÄžLIKLI BESLENME KURALLARI

Vücudumuzun gereksinmesi olan enerji, protein, vitaminler ve madenlerin kaynağı yiyecek ve içeceklerimizdir. Yiyeceklerimizi vücudumuza sağladıkları yarar yönünden 5 esas grupta toplayabiliriz.

 

Grup 1. Et, Yumurta, Kurubaklagiller ;

Bu gruptaki yiyecekler protein yönünden zengindir. Ayrıca B grubu vitaminleri ve demir yönünden de zengindir. İhtiyacımız olan günlük enerji için, tekerlekli sandalyede olmak veya hareket azlığından kaynaklanan halsizlik ve oluÅŸabilecek bası yaralarını engellemek yada tedavi etmek için hergün bu gruptaki yiyeceklerin birinden veya birkaçının karışımından ( bir tabak kurufasulye – mercimek – nohut – börülce - soya fasulyesi – bezelye - bakla veya 1 yumurta, bir porsiyon kırmızı veya beyaz et) yemeliyiz.

Grup 2. Süt ve Türevleri ;

Bu gruptaki besinler kalsiyum, fosfor, protein, A vitamini ve bazı B vitaminlerinden zengindir. Büyüme ve gelişmede büyük etkisi vardır. En az günde 2 bardak süt veya yoğurt alınmalıdır. Engellilerde hareket kısıtlılığı osteoporoza (halk arasında kemik erimesi) sebep olduğu için mutlaka bu besinlere devam edilmelidir. Eğer süt içmek barsak veya mide hazmında sorun teşkil ediyorsa; buna eşdeğer peynir, ayran, yoğurt tüketilmelidir. Son zamanlarda alternatif tıp araştırmalarında dereotu bitkisini her gün birkaç dal yemeninde kalsiyum ihtiyacımızı karşıladığı açıklanmıştır. Bu ürünler aynı zamanda bası yarası oluşmaması veya varsa tedavisi içinde muhakkak alınmalıdır. İyileşme sağlanamayan (ancak enfeksiyon olmayan) yaraların kısa sürede iyileşeceğini yara bakımını yapan hasta yakınları gözlemleyecektir.

Grup 3. Sebze ve Meyveler ;

Taze sebze ve meyveler, diğer besin gruplarından alamadığımız C vitaminini sağlarlar. C vitamininden en zengin olanları yeşil yapraklılar, turunçgiller, çilek, şeftali, domates ve patatestir. Sebze ve meyvelerimizden yeşil ve sarı renktekiler A vitamininden de zengindir. Ayrıca yeşil yapraklı sebzeler B vitaminlerinin birçoğu E ve K vitaminlerinden de zengindir. Bu gruptaki yiyeceklerin birkaçından çiğ veya pişmiş yemek olarak günde 3-4 porsiyon yemeliyiz. Tekerlekli sandalye veya yatakta olmak nedeniyle oluşan barsak tembelliğine de bu besinleri tüketmek, iyi bir çözüm olacaktır.

Grup 4. Tahıl ve Türevleri ;

Bu gruptaki yiyecekler karbonhidrattan zengindir. Vücuda enerji sağlarlar. Bu grup yiyecekler protein de içerirler. B grubu vitaminler yönünden zengindir. Bireylerin çalışma durumlarına göre 3-8 porsiyon arasında alınabilir. Buğday, pirinç, mısır, arpa, yulaf ile bunlardan yapılan ekmek, bulgur, şehriye, irmik, kuskus tahıl grubuna girer ve ucuz karbonhidrat kaynaklarıdır.

Grup 5. Yağlar ve Tatlılar ;

Bu gruptaki yiyecekler vücuda enerji sağlarlar. Yalnız tereyağında A vitamini, bitkisel sıvı yağlarda E vitamini vardır. Tatlılardan pekmez demirden zengindir. Bu grup bir günde alınacak miktarlar; hafif aktivitesi olanlar günde 1-2 silme yemek kaşığı kadar yağ ile 1-2 yemek kaşığı kadar şeker, bal, reçel veya pekmez yeterlidir. Bu grup besinler aktif olarak yaşamını süren, aldığı kalorileri yakabilecek kadar hareketli olana veya spor yapan engellilerin muhakkak alması gereken gıdalardır. Üstelik bu besinlerde yine en büyük sıkıntılardan olan bası yarası oluşmaması veya tedavisi konusunda etkin rol oynar.

Grup 6. Su ve Diğer Sıvı Alımları:

Bedensel engellilerde su ve diğer sıvıların yeterli tüketimi, hayati önem taşımaktadır. Tekerlekli sandalyede, yatakta yada az hareket ederek günlük hayatını sürdüren engelli birey, iç organlarının ve özellikle böbrek-mesanesinin tam anlamıyla çalışmasını sağlayamaz. Aynı sebepten mide, barsakta yeterli çalışamaz. İçeceğimiz günde en az 8 bardak su, bitki çayları ve diğer içecekler bu yaşanılan olumsuzlukları gidermeye yardımcı olur. Böbreklerde veya mesanede oluşabilecek kum, taş, iltihap vs. gibi muhtelif rahatsızlıklar hem soğan, sarımsak gibi toksin giderici gıdaları tüketerek, ama en fazlada su ve diğer sıvıları tüketerek engellenmiş olur. Bitki çaylarından papatya çayı, günde 4-5 bardak içilerek idrar yolları iltihabının giderilmesinde etkili olur.

ZİHİNSEL ENGELLİLERDE BESLENME SORUNLARI

  1. Yetersiz Beslenme :

Yanlış beslenme düzeni, besin alım kapasitesinin azlığı, besin gereksiniminin tam olarak belirlenmemesi veya bunu karşılayacak uygun beslenmenin planlanmamış olması yetersiz beslenmenin temel nedenlerindendir. Tedavisinde vitamin ve minerallerin diyet preperatları halinde ilavesi veya hazır formüllerde beslenme destek tedavisinin yapılması yarar sağlar.

  1. Şişmanlık :

Aşırı yemek yeme, dengesiz beslenme, fiziksel aktivite azlığı v.b. gibi durumlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Uygun bir diyet planlanması ve programlı bir beslenme ile Diyetisyen kontrolünde sorun çözüme ulaşır.

  1. Çiğneme ve Yutma Güçlüğü :

 

Beslenme durumunu olumsuz etkiler. Sorunlar yaratır. Bu konuda konuşma terapistinin uygulayacağı egzersizler yarar sağlar.

  1. Down Sendromu :

 

Bu çocukların büyüme ve gelişmeleri dikkatle izlenmeli yaşının gereksinimine uygun enerji ve besin elementlerini karşılayacak beslenme programları yapılmalıdır. Aileler bu konuda bilgilendirilmelidir.

  1. Hiperaktivite Sendromu :

 

Bu durumda diyet önerileri tamamıyla kişiye özel olmalıdır. Diyet önerileri yapılırken dikkatli bir diyet hikayesi alınmalı ve davranışlarla beslenme özellikleri arasındaki ilişkiler iyi değerlendirilmelidir.

Zihinsel Özürlüler konusunda çalışan personelin başarısını artırmak amacıyla bu gruba özel hizmet içi programlarının uygulanması ve bu alanda yetişmiş personelin hizmet ettiği gruba uygun eğitim, beslenme programları, gerekli tedavi diyet programları hazırlanması, aile ile iletişim kurması, ev ziyaretleri yaparak grubu daha iyi tanıması zihinsel özürlülerin beslenme sorunlarının çözümünde başarıyı arttıracak ve onların yaşam kalitesini yükseltecektir.

BEDENSEL ENGELLİLERDE BESLENME SORUNLAR

  1. Yetersiz Beslenme :

 

Yetersizliğin derecesi klinikte gözlenen hastalarla görüşme ve biyokimyasal testler yoluyla belirlenmelidir. Yemek yeme konusunda gerekli yardımı alamayanlarda yetersiz beslenme daha yaygındır. Yüksek enerji içeren destek tedavileri yarar sağlar. Bu amaçla üretilen bazı ürünler piyasada mevcuttur. Örn. Enteral beslenme ürünleri, moleküler ürünler gibi. Yetersizlik ileri derecede ve ağızdan alma da zorlanıyorsa özel beslenme tekniklerinden yararlanılabilir.

  1. Dehidratosyon :

 

Yetersiz sıvı alımı veya MS’ li hastalarda travmaların neden olduÄŸu metabolik ÅŸoklarda geliÅŸen aşırı idrar atımı nedeniyle meydana gelir. Sıvı ihtiyacı hemen karşılanmalıdır.

 

  1. Konstipasyon :

 

Hareketsizlik, bağırsak hareketlerinin yavaşlaması diyette yatersiz sıvı ve posa alınması, iştahsızlık, laksatif bağımlılığı gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Tedavisinde diyetin sıvı dengesi sağlanmalı, taze sebze meyveler, laksatif etkili kuru meyveler, kepekli ürünlerin diyete eklenmesi yarar sağlar.

  1. İştahsızlık :

 

Depresyon, can sıkıntısı, yatağa bağımlılık, yatak yaralarının verdiği sıkıntı, hareket azlığı yiyeceğe karşı ilgisizlik gibi nedenlerle ortaya çıkar. Yiyeceklerin çekice olarak hazırlanması ve sunumu yarar sağlar.

  1. Aşırı Kilo :

 

Aşırı yeme, dengesiz diyetler, hareket azlığı sonucu görülür. Tedavisinde bireysel ve enerji kısıtlaması içeren diyet tedavileri ile kilo kontrolü sağlanmalıdır.

  1. C Vitamini YetersizliÄŸi :

 

Temel besini süt-yoğurt olan sıvı ve yumuşak diyetlerin uzun süre kullanılması, rafine gıdaların tüketilmesi, taze sebze ve meyvelerin diyette yer almaması, beslenme ilkelerine uymayan hazırlama ve pişirme yöntemlerinin kullanılması, aşırı sigara içimi v.b. nedenler C vitamini yetersizliğine neden olur. Taze sebze ve meyvelerin diyete eklenmesi, yiyeceklerin hazırlanmasında uzun süre hava temasında bırakılmaması, pişirme sularının dökülmemesi, buharda veya basınç altında pişirme yöntemlerinin seçimi gibi önlemler tedavide yara sağlar.

YEME BOZUKLUKLARI

 

Yeme bozuklukları hastalığa ve beslenme yetersizliğine neden olabilen yeme alışkanlıklarındaki sapmalardır. En sık karşılaşılan çeşitleri Anoreksiya Nevroza, Bulimiya Nevroza ve Obesitedir.

 

Anoreksiya Nevroza :

En sık görülen bulgular şunlardır ;

  1. Vücut ağırlığının düşük olmasına rağmen tartı alma ve şişmanlama korkusu

  2. Belirgin tartı kaybı

  3. Çeşitli davranış şekillerinin konbinasyonu

  4. Tanıyla ve diyet enerjisiyle aşırı ilgili olma, kendini olduğundan şişman algılama

  5. Şişmanlıktan aşırı korku nedeniyle kendini uyararak kusma veya laksotif kullanma, aşırı egzersiz yapma.

 

Anoreksiya nevrozalı olguların üçte birinde yaşamlarının önceki dönemlerinde yeme problemleri, dörtte birinde obsessif semptomlar vardır. Vakaların yarısı hastalık sırasında depresiftir.

Tedavide diyet tedavisi multidisipliner yaklaşımın önemli bir öğesidir. Amaç öncelikle tartı kaybını durdurmak, nutrisyonel durumu düzeltmek tartı alımını tercihen doğal beslenme yollarıyla kademeli olarak arttırmaktır. Çoğu zaman özel ek gıdalar, total parenteral beslenme gerekli değildir. Tedavinin başlangıcında düşük tartı ve azalmış metabolik hız nedeniyle normalden daha az miktarda besin sunulması tercih edilir.

Bulimiya Nevroza :

Sıklıkla geç adolesan ve genç erişkinlerde görülen bulimiya nevroza, anoreksiya nevrozanın bir çeşidi olarak kabul edilebilir. Adolesan kızlarda sıklığı %1 oranındadır. Çocukluk çağında oldukça nadirdir. Bulimiya nevrzada genellikle iki saatten daha kısa süreli aşırı besin tüketimi, bu dönemde aşırı yeme dürtüsünü durduramama korkusu ve bu epizodlardan sonra kusma, laksotif kullanma veya aşırı diyet yapma dönemleri vardır. Bulimiya nevrozada tekrarlaya yeme atakları haftada en az 2 kez tekrar eder ve kısa sürede 5000-2000 KKal tüketimine neden olur. Aşırı yeme atakları kısa sürede aşırı tartı alımı nedenidir.

Tedavide amaç ; düzenli yeme alışkanlığının sağlanmasıdır. Hastayı kontrolsüz yeme atakları ve açlık periyotlarından koruyabilmektir. Tedavinin başlangıcında hastanın tartısının sabit tutulması amaçlanmalıdır. Normal tartısının %70 altında olan hastalar çok dikkatli takip edilmelidir.

 

DİĞER YEME BOZUKLUKLARI

 

  1. Yemek Seçme-Yemek Reddi :

 

Birçok çocuk sınırlı sayıda besin çeşidini seçip, sadece meyve suları, şeker, cips gibi genellikle karbonhidrat ağırlıklı besinleri tüketmeyi tercih edebilir. Bu tip alışkanlık uzun sürmez ve çocuk üzerinde olumsuz etki bırakmaz.

Yemeği reddetme erken çocukluk döneminde görülen bir diğer problemdir. Bu çocuklar okulda veya arkadaşlarının yanında normal yeme alışkanlığı gösterirler.

  1. Genel Reddetme Sendromu :

 

Çocuk sadece yemeği değil, konuşmayı, yürümeyi ve kendisiyle ilgili tüm ihtiyaçları yapmayı reddeder. Bu durum hastaneye yatmayı ve özel beslenmeyi gerektirebilir.

  1. Hastalık Sırasında Azalmış İştah Durumu :

 

Lokalize veya sistemik kronik hastalıklar genellikle iştahı azaltır ve hastalığı ağırlaştırır. Hastalığa sekonder gelişen depresyon veya primer sorun olarak depresyon iştahın azalmasına neden olabilir. Bu durum genellikle uyku düzeninde bozulma, konsantrasyonda azalma, ağlama krizleri ve letarji ile birlikte olur.